<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BismilSohbet.Com &#187; Tarih</title>
	<atom:link href="http://www.bismilsohbet.com/kategori/tarih/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bismilsohbet.com</link>
	<description>Mirc indir, Mirc, mırc</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Sep 2010 12:27:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Bismil Tarihçesi</title>
		<link>http://www.bismilsohbet.com/bismil-tarihcesi.html</link>
		<comments>http://www.bismilsohbet.com/bismil-tarihcesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 10:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ByReCeP</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[bismil]]></category>
		<category><![CDATA[bismil tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bismilsohbet.com/?p=1416</guid>
		<description><![CDATA[Bismil Tarihçesi. 1936 yılında ilçe olan BİSMİL,Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Diyarbakır iline bağlı en büyük ilçedir. Kuruluşu yeni olmakla beraber son yıllarda yapılan arkeolojik kazılar neticesinde tarihinin çok eskilere dayandığı anlaşılmıştır. İlçenin merkezinde eski kalıntılara rastlanmamakla beraber İlçe yakınlarında bulunan bazı köylerde çok eski yerleşim ve ören yerlere rastlamak mümkündür. Rivayetlere göre bu yerleşim ve ören [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bismil Tarihçesi.</strong></p>
<p>1936 yılında ilçe olan BİSMİL,Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Diyarbakır iline bağlı en büyük ilçedir. Kuruluşu yeni olmakla beraber son yıllarda yapılan arkeolojik kazılar neticesinde tarihinin çok eskilere dayandığı anlaşılmıştır. İlçenin merkezinde eski kalıntılara rastlanmamakla beraber İlçe yakınlarında bulunan bazı köylerde çok eski yerleşim ve ören yerlere rastlamak mümkündür. Rivayetlere göre bu yerleşim ve ören yerleri tarih süreci içerisinde ilçemize ev sahipliği yaptığı söylenmektedir.</p>
<p>İlçemizin Kuruluşu yeni olmakla beraber adının varlığı ile ilgili şimdiye kadar 3 görüş ortaya atılmaktadır. Bu üç görüş ve rivayet çeşitli zaman dilimlerinde meydana geldiği için üç görüşün de haklılık payları mevcuttur. Ancak son görüş halen kabul görmektedir.</p>
<p>Bundan 4.000 yıl önce(M.ö.2000) Asurlular ile Huriler arasında Dicle ovasının paylaşımı ve Mezopotamya üzerinde egemenlik kurma nedeniyle sürekli savaşlar meydana gelmiştir. Asurlular şimdiki ÜÇTEPE köyünde bulunan ve halen çok büyük bir kısmı tepe altında bulunan büyük bir saray yaparak burayı Hurilere saldırıda ileri üs karakolu olarak kullanmışlardır. Bu sarayın adı TUŞPA olup Asur kralı Banibal tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu Sarayın bulunması 1865 yılında ünlü İngiliz Seyyahı TAYLOR&#8217;un Bismil&#8217;e gelerek ÜÇTEPE höyüğü üzerinde yapmış olduğu kazıda Asurca yazılı iki DİKİLİTAŞ&#8217;ı bulması ile başlamıştır. İngiliz Seyyah TAYLOR,bulduğu bu DİKİLİTAŞ&#8217;ları alarak Dünyaca ünlü en büyük müze olan BİRİTİSH Müzesine götürmüş ve halen bu kitabeler orada sergilenmektedir. İşte bu DİKİLİTAŞLAR&#8217;ın müzede sergilenmesi ile dünyanın gözü İlçemize çevrilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Ana Bilim Dalı Profesörlerinden Sayın Veli SEVİN&#8217;in başkanlık ettiği 12 kişilik bir kazı heyeti İlçemize gelerek bu Höyük üzerinde kazı ve incelemelere başladı. Yapılan 4 kazı sonucunda 1989 yılında dünyanın harikalarından sayılan ve 6 metre kalınlığında ve adı tarihte TUŞPA olarak geçen büyük bir Asur Sarayının kalıntıları bulundu. Yine bu kazılarda Huriler,Asurlular,Romalılar ve Helenistik çağa ait bir çok altın,bronz heykeller,çeşitli paralar,cam eşyalar ve çok sayıda tarihi eserler bulunmuştur. Bulunan bu eserler halen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir. Ancak daha önce bulunan Dikilitaşlar(Kitabeler) ne yazık ki ülkemize getirtilememiştir. Bu höyük dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu ve bulunan sarayı Asurlara ait dünyanın en büyük casusluk merkezi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Asurlar stratejik önemi bulunan bu sarayı Şimdiki Diyarbakır&#8217;a bağlamak için Üçtepe ile Anbar beldesi arasında bulunan Dicle nehri üzerine bir karayolu köprüsü yaptırmıştır. İpek Yolunun güney kolu bu köprü vasıtası ile yapılmakta idi. Bu köprünün halen kalıntıları Dicle altında mevcut olup,taşlarının Demiryolu Köprülerinde kullandığı rivayet edilmektedir. Asurlar M.Ö. 1050 yılında Hurileri büyük bir yenilgiye uğratarak Mezopotamya’nın içlerine çekilmelerini sağlamıştır. Bu savaşta Dicle nehrinin insan kanından dolayı kırmızı aktığı rivayet edilmektedir. Asur Orduları yaptıkları her seferde hem Huri,hem de Urartu medeniyetlerine büyük zarar vermiş-lerdir. Asur Kralı Salmanasar&#8217;ın TUŞPA&#8217;da ortaya çıkarılan ve kendi adına diktirdiği ve halen Londra BİRİTİSH müzesinde sergilenen iki Dikilitaşta (kitabede),&#8221;Güzel Fidanlıkları dağıttım,Dillere destan asma bağlarını tahrip eyledim,bahçeleri ve eşsiz güzellikteki sarayları atlarımızın ayakları altında ezdim,sazlık kadar sık ormanları yaktırıp kestirdim&#8221;ibaresine rastlanmıştır. Daha sonra Huriler toparlanarak Asurlulara büyük bir saldırı düzenleyerek Asurluların Diyarbakır havalisi üzerindeki hakimiyetine son vermiştir. İşte bu nedenle halen ilçemizin bulunduğu çevre çok eskilerde de çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. İlçemizin ismi ile ilgili rivayetlere gelince;</p>
<p>Birinci Rivayet:-Bundan takriben 2000 yıl önce İran tarafından gelen köle tacirleri Bismil&#8217;in Kurmuşlu köyü yakınlarında konaklarken köleler arasında çıkan bir isyanla köle tacirlerinin imha edildiği ve bu kafilede bulunanların uzun yıllar halen kalıntıları bulunan eski mağara ve köprünün bulunduğu mevkide kalarak hayvancılık ve balıkçılıkla uğraştıkları tahmin edilmektedir. Dicle Nehrinin sık sık yatak değiştirmesi sonucunda yapılan evlerin yıkılması ile yerleşim yerlerini değiştirmek zorunda kaldıkları ve bu amaçla halen harabeleri bulunan ve Bismil&#8217;in içme suyunun önemli bir kısmının sağlandığı KIRK-PIYAR mevkiinde 20 evlik bir yerleşim yeri kurdukları ve farsçada BİSTMAL olarak adlandırılması sonucunda Dicle’nin Şimdiki güney kesiminden geçen İpek Yolu kervancıları bu mevkiie BİSTMAL denildiği ve daha sonraki yıllarda bu adın Bismil olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir.</p>
<p>İkince Rivayet-Evliye Çelebi 1600 li yıllarda Seyahatnamesinde Diyarbakır hanlarında konaklayan Kervan sahiplerinin biri birine &#8220;PİS MİLİ&#8221; nasıl geçtiklerini sorduklarını,çünkü Dicle nehrinin oluşturduğu ve bataklık haline gelen alevyonları(ki;bu yörede buna MİL denildiği bilinmektedir)deve kervanlarının aşmakta zorlandıkları ve bu mevkiin PİSMİL olarak adlandırıldığı ve daha sonraki yıllarda PİSMİL adının BİSMİL olarak değiştirildiği rivayyet edilmektedir. Kurmuşlu Çayı ile Dicle Nehrinin birleştiği yer ile Aralık Köyü önündeki eski yerleşim birimlerinde yapılan kazılarda buraların eski yerleşim yerleri olduğu ve kazılar sonucunda Asurlara ait bazı eserler bulunmaktadır.</p>
<p>Üçüncü Rivayet-1700 li yılların başında tahminen Konya&#8217;dan veya Musul&#8217;dan gelen bir aşiret şimdiki Of Köyü ve Pamuk Çay karşısındaki DOLAMA mevkii denilen yerde yerleşim alanı kurup,bilahare Dicle nehrinin güney kesiminde konakladıkları ve bu aşiretin isiminin BASMİL aşireti olduğu ve bu yerleşim yerine uzun zaman BASMİL denildiği ve Cumhuriyet döneminde adının BİSMİL olarak değiştirildiği rivayet edilmektedir. Üç görüş de çeşitli zaman birimlerinde meydana çıktığı için haklılık payları çoktur. Arkeologlar tarafından yapılacak kazılar neticesinde Bismil&#8217;in tarihi hakkında daha fazla bilgi edileceği tahmin edilmektedir .</p>
<p>Yapılacak kazıların yanlızca ÜÇTEPE höyüğü ile sınırlı kalmayacağı,Bismil&#8217;in çeşitli yerlerinde bulunan Ören Yerlerini ve diğer yığma tepeleri de kapsayacaktır. Üçtepe mevkiinde yapılan kazılar neticesinde ortaya çıkan tarihi eserler halen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir. </p>
<p>Sitemiz, <a href="http://www.bismilsohbet.com/">Bismil</a>&#8216;de ilk açılan sitedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bismilsohbet.com/bismil-tarihcesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk ve Kürt&#8217;lerin Lozan&#8217;daki Amacı Nedir?</title>
		<link>http://www.bismilsohbet.com/turk-ve-kurtlerin-lozandaki-amaci-nedir.html</link>
		<comments>http://www.bismilsohbet.com/turk-ve-kurtlerin-lozandaki-amaci-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 06:26:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ByReCeP</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bismilsohbet.com/?p=1360</guid>
		<description><![CDATA[Türk ve Kürtler&#8217;in Lozan&#8217;daki amacı Türk ve Kürtler&#8217;in Lozan&#8217;daki amacı forum.vatan.tc 80 küsur yılda yapılan, maalesef Türkiye&#8217;yi, Lozan&#8217;da İtilaf devletlerinin arzuladığı noktaya getirmiştir. Ahmet TAŞGETİREN yazdı… İslam’ı göz ardı edebilir misiniz? Lozan&#8217;da Türkiye, hiç olmazsa bu toprakların Müslüman halklarının bölünmesine yönelik emperyalist hesapların farkındadır ve Türkler ile Kürtler&#8217;in Müslümanlığından yola çıkarak bir bütünlük tezi savunur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ve Kürtler&#8217;in Lozan&#8217;daki amacı</p>
<p>Türk ve Kürtler&#8217;in Lozan&#8217;daki amacı forum.vatan.tc</p>
<p>80 küsur yılda yapılan, maalesef Türkiye&#8217;yi, Lozan&#8217;da İtilaf devletlerinin arzuladığı noktaya getirmiştir.</p>
<p>Ahmet TAŞGETİREN yazdı…</p>
<p>İslam’ı göz ardı edebilir misiniz?</p>
<p>Lozan&#8217;da Türkiye, hiç olmazsa bu toprakların Müslüman halklarının bölünmesine yönelik emperyalist hesapların farkındadır ve Türkler ile Kürtler&#8217;in Müslümanlığından yola çıkarak bir bütünlük tezi savunur.</p>
<p>Ben diyorum ki:</p>
<p>Lozan sonrasında, orada savunulan bu bütünlük tezi terk edildi ve başka bir format üzerinden bütünlük tezi kurgulanmaya çalışıldı.</p>
<p>Ben diyorum ki:</p>
<p>80 küsur yılda yapılan, maalesef Türkiye&#8217;yi, Lozan&#8217;da İtilaf devletlerinin arzuladığı noktaya getirmiştir.</p>
<p>Şimdi Türkiye, etnik aidiyetlerin bu ölçüde ortaya çıkması karşısında Lozan&#8217;daki tezini bile savunacak durumda görünmüyor.</p>
<p>Gülay Göktürk, Türkler&#8217;le Kürtler&#8217;in ilişkilerinde İslam herhangi bir ortak duygu zemini oluşturmuyor mu demek istiyor?</p>
<p>Ya da İslam var ama çok az mı demek istiyor?</p>
<p>İslam hiç dikkate alınmasın mı demek istiyor?</p>
<p>Böyle ortak payda bilmem ne, toplumlar için bunların anlamı yok mu demek istiyor?</p>
<p>Şöyle bir soru üzerinde düşünsek:</p>
<p>Hiçbir ortak paydamız yoksa demokrasi ve özgürlükler etnik aidiyet duygusu bilenmiş bir topluluğu diğeri ile neden bir arada tutsun?</p>
<p>Neden ayrı bir toprak parçası içinde kendi özgürlük ve demokrasi düzenini inşa etmeyi tercih etmesin?</p>
<p>Akrabalıklar&#8230; Evlenmeler, birbirine karışmalar var&#8230;</p>
<p>Peki, bunlar nasıl var olmuş?</p>
<p>Yani diyelim Türkler ya da Kürtler, neden Hristiyan toplumlarla evlilikler yapmıyor da birbiri ile evlilik yapıyor?</p>
<p>Bunda da İslam&#8217;ın sağladığı iklim yakınlığı yok mu?</p>
<p>Bizi petrol ya da doğalgaz boru hatları bağlasın ama İslam bağlamasın&#8230;</p>
<p>Bu mudur?</p>
<p>&#8220;İslam&#8217;ın bu topraklar için stratejik anlamı&#8221; ifadesini kullandım. Bir iman olayı değil burada bahsettiğim. Bir sosyal gerçeklik&#8230;</p>
<p>Diyorum ki askere ve CHP&#8217;ye:</p>
<p>İslam&#8217;ı bir iman olayı ya da sistem yapılanması olarak dışlayabilirsiniz ama Türkiye&#8217;yi seviyorsanız onun bu topraklar için stratejik değerini görmezden gelemezsiniz.</p>
<p>Sormak isterim Göktürk&#8217;e:</p>
<p>Siz bu ülkeyi yönetiyor olsanız, toplumsal sorunların değerlendirilmesinde İslam aidiyetini nereye koyardınız?</p>
<p>Türkiye 80 yıldır toplumun İslam aidiyetini ne yapacağını tartışıyor.</p>
<p>Devlet toplumun &#8220;Türk kesimi&#8221; ile bile nizalı hale gelmiş.</p>
<p>Ama bilincin derinlerinde bir yerde de hâlâ Türkiye&#8217;nin Müslüman bir topluma dayandığı, Türkiye coğrafyasının İslam coğrafyası içinde yer aldığı, Türkiye&#8217;nin Afrika&#8217;nın kuzey batısından Çin Seddi&#8217;ne kadar olan alandaki İslam toplumlarıyla bir tür hukukunun bulunduğu notu var.</p>
<p>Türkiye, tamamen İslam aidiyeti ile bağlantılı olan bu alakayı önemsememeli mi?</p>
<p>Bu alakanın Türkiye&#8217;ye zararlı olduğunu mu düşünmeli?</p>
<p>Şu anda, &#8220;Türkiye&#8217;nin stratejik derinliği&#8221; denen şey, bir boyutu ile Türkiye&#8217;nin üç kıtanın kesişme noktasındaki sırf jeopolitikten kaynaklanan konumu ile bağlantılı ise diğer boyutu da bu büyük coğrafyadaki &#8220;kültürel-tarihi&#8221; klişesi altında ifade edilegelen İslam ortak paydasının üzerine oturmuyor mu?</p>
<p>Daha önce yazdım:</p>
<p>Lozan&#8217;da İngiltere, kendisini &#8220;En büyük İslam devleti&#8221; diye niteliyor ve mukaddes emanetlerin Osmanlı&#8217;nın elinden alınıp, Suudiler&#8217;e verilmesinin sözcülüğünü yapıyor.</p>
<p>Geçenlerde Putin de Rusya&#8217;yı &#8220;En büyük İslam devletlerinden biri&#8221; olarak niteledi.</p>
<p>Acaba niye yapıyorlar bunu?</p>
<p>Amerika, Avrupa, Rusya, kendilerinin odak olduğu enternasyonaller kurmaya çalışıyor.</p>
<p>İslam dünyasına yönelik olarak ise dezentegrasyon politikaları izleniyor.</p>
<p>Ben, İslam toplumlarındaki &#8220;ümmet bilinci&#8221;nin zaafa uğratılması, hatta tahrip edilmesinin, bu coğrafyaya yönelik en büyük emperyalist politika olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti politikalarının &#8220;ümmet bilinci&#8221;ni aşındırmaya yönelik olması hangi çıkara hizmet etmiştir?</p>
<p>Osmanlı&#8217;nın, bütün İslam coğrafyasındaki izlerinin silinmesi politikası, Osmanlı coğrafyasını, yani İslam coğrafyasını parçalayıp yutmaya yönelikti.</p>
<p>Bizdeki Batıcı aydınlar gibi, İslam ülkelerindeki Batıcı aydınlar bu zokayı yuttular ve bu coğrafya, çözülmeyi hâlâ durduramadı.</p>
<p>Son operasyonlardan birisi Türkler ve Kürtler&#8217;e karşı yürütülüyor.</p>
<p>Benim söylediğim &#8220;Bu oyunu bozalım&#8221;dır. &#8220;Farklılıklarımızı derinleştirmek değil, ortaklıklarımızı besleyelim&#8221;dir. &#8220;İslam bu noktada ihmal edilmez bir değerdir&#8221; düşüncesidir.</p>
<p>Bu konuları ileride yine yine yazmak gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Ama burada &#8220;İslam etnik çelişkiyi çözüyorsa diğer çelişkileri de çözmek için manivela olarak kullanılabilir mi&#8221; sorusu ile ilgili kısa bir şey söylemem lazım:</p>
<p>İslam, etnik soruna ilişkin söz söylerken devlete veya Türkler&#8217;e &#8220;Dilediğini yapabilirsin&#8221;, Kürtler&#8217;e de &#8220;İslam kardeşliği adına her şeye razı ol&#8221; demiyor.</p>
<p>Bunun gibi, patron-işçi arasındaki çıkar çelişkisinde, patrona &#8220;Kafana estiği gibi davran&#8221;, işçiye de &#8220;Daha uzatma, İslam kardeşliği adına razı ol&#8221; demez. İslam halkın afyonu değildir.</p>
<p>İslam devlete de herhangi bir etnik gruba da güç sahibi herhangi bir insana da sahip olduğu her şeyin emanet olduğunu ve asla zulme yönelmemesini duyuruyor. İslam insandan zalimin hasmı olmasını bekliyor.</p>
<p>İslam&#8217;ın belirleyici olduğu bir toplum vasatında, Türk&#8217;ün Türk&#8217;e, Kürt&#8217;ün Kürt&#8217;e zulmü de meşru değildir.</p>
<p>Son söz: Sağlıklı bir İslam toplumunda Şemdin Sakık&#8217;a Kürt olan babası da haksızlık yapamazdı. </p>
<p>BismilSohbet.Com <a href="http://www.bismilsohbet.com/">Mirc</a>, <a href="http://www.bismilsohbet.com/">Mirc indir</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bismilsohbet.com/turk-ve-kurtlerin-lozandaki-amaci-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fransız ihtilali ve sonuçları</title>
		<link>http://www.bismilsohbet.com/fransiz-ihtilali-ve-sonuclari.html</link>
		<comments>http://www.bismilsohbet.com/fransiz-ihtilali-ve-sonuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 19:59:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ByReCeP</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız ihtilali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bismilsohbet.com/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[FRANSIZ İHTİLALİ (1789 – 1799) Fransa’da Ancien Regim’e son veren ve dünya tarihinde bir dönüm noktası meydana getiren devrimci hareketlerin hepsine verilen ad. Fransız ihtilali burjuva sınıfının değişik derecelerde öncülüğü ile Batı Avrupa ile Amerika’da meydana gelen devrimler zinciri içinde yer alır (Büyük Larousse, C.8). a) Sebepleri 1) Siyasal Nedenler Fransa 16. yy’dan beri katı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FRANSIZ İHTİLALİ (1789 – 1799) Fransa’da Ancien Regim’e son veren ve dünya tarihinde bir dönüm noktası meydana getiren devrimci hareketlerin hepsine verilen ad. <a href="http://www.bismilsohbet.com/tr/fransiz-ihtilali">Fransız ihtilali</a> burjuva sınıfının değişik derecelerde öncülüğü ile Batı Avrupa ile Amerika’da meydana gelen devrimler zinciri içinde yer alır (Büyük Larousse, C.8). a) Sebepleri 1) Siyasal Nedenler Fransa 16. yy’dan beri katı bir mutlakıyetle yönetiliyordu. Kral tanrıdan başka kimseye hesap vermek zorunda değildi. Adaletsiz ve güç kullanılarak toplanan vergiler, kralın zevk ve eğlencesine ayrılıyordu. 18. yy’ın sonunda halk bu duruma isyan etmiştir. 2) Fransız Aydınlarının Etkisi 18. yy’da Fransa’da bir çok aydın yetişti. Aydınlar Fransız İhtilali’nin fikir yapısını hazırladılar. Montiesqu ( İran Mektupları Ve Kanunların Ruhu Üzerine), Volter, Dalamber, Diderot ve Jan Jack Russo (Sosyal Mukavele)’nun (bucatarih.sitemynet.com) eserlerinde ifadesini bulan usçuluk, bilime inanç, bireysel ve toplumsal hakları üstün tutma gibi ilkeleri üzerine yükselen milliyetçilik, özgürlük ve eşitlik düşünceleri hızla yaygınlaştı. Aydınlanmanın yarattığı yeni düşünsel yaşamın da etkisi ile eğitim sistemi ulusal ve bilimsel bir temele oturmaya başlarken; okur yazarlık ve kitap okuma alışkanlığı çarpıcı bir biçimde gelişti. Aydınların bu çalışmaları, Fransa’da halkın krallık rejimine karşı kışkırtılmasını ve ihtilalin hazırlanmasını sağlamıştır. 3) Sosyal Nedenler Fransa’da halk eskiden beri birbirine eşit olmayan, ayrı hak ve imtiyazlara sahip olan sınıflara ayrılmıştı. (Soysular, Rahipler, burjuvalar ve köylüler). Topluma eşitliğin olmayışı, soyluların ve rahiplerin geniş imtiyazlara sahip olması, zenginleşerek devlete vergi ödeyen burjuvaların siyasal haklar istemesi, ayrıca hiçbir hakları olmayan ve en ağır işlerde çalışan köylülerin burjuva sınıfını desteklemeleri Fransız İhtilali’nin çıkmasında etkili olmuştur. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bismilsohbet.com/fransiz-ihtilali-ve-sonuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;ın Tarihi</title>
		<link>http://www.bismilsohbet.com/islamin-tarihi.html</link>
		<comments>http://www.bismilsohbet.com/islamin-tarihi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 10:21:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ByReCeP</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bismilsohbet.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri Türkler’in İlk Ana Yurdu İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık İslamiyet’in Doğuşu Hz. Muhammed Dönemi Mekke’nin Fethi Dört Halife Dönemi Emeviler Dönemi Abbasiler Dönemi İslam Kültür ve Uygarlığı İlk Müslüman Türk Devletleri Büyük Selçuklular Türkiye Tarihi Orta Asya ve Yakın Doğu’da kurulan Diğer Müslüman Türk Devletleri Müslüman-Türk Devletlerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri<br />
Türkler’in İlk Ana Yurdu<br />
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık<br />
İslamiyet’in Doğuşu<br />
Hz. Muhammed Dönemi<br />
Mekke’nin Fethi<br />
Dört Halife Dönemi<br />
Emeviler Dönemi<br />
Abbasiler Dönemi<br />
İslam Kültür ve Uygarlığı<br />
İlk Müslüman Türk Devletleri<br />
Büyük Selçuklular<br />
Türkiye Tarihi<br />
Orta Asya ve Yakın Doğu’da kurulan Diğer Müslüman Türk Devletleri<br />
Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık<br />
İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri</p>
<p>Türkler’in İlk Ana Yurdu</p>
<p>Türkler’in ilk ana yurdu Orat Asya’da; Batı’da Hazar Denizi’nden Doğu’da Kingan Dağları’na, Kuzey’de Altay Dağları’ndan Güney’de Hindukuş ve Karanlık Dağları’na kadar uzanan bölgedir.</p>
<p>Bu bölge, coğrafi yapısı ve iklim şartlarının da elverişli olması nedeniyle Türkler tarafından Ana Yurt olarak tercih edilmiştir.</p>
<p>Göçebe kültürünün sonucunda şu durum ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Merkezi yapı güçlenememiş,</p>
<p>Teşkilatçı özellik gelişememiş,</p>
<p>Mimari ve şehircilik ortaya çıkmamış,</p>
<p>Ekonomi, hayvancılığa dayalı kalmış,</p>
<p>Askeri yapıysa gelişmiştir.</p>
<p>Türkler’in Orta Asya’dan Göç Etmenlerinin Nedenleri :</p>
<p>Topraklarının tarıma elverişsiz olması,</p>
<p>Hayvanlar için otlakların yetersiz olması,</p>
<p>İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması,</p>
<p>Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir.</p>
<p>Asya Hun (Büyük Hun) Devleti</p>
<p>Merkez Ötügen olmak üzere Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde kuruldu.</p>
<p>Tarihte bilinen ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Teoman’dır.</p>
<p>Çinlilere karşı seferler yaptılar, Çinliler de bu seferleri durdurmak için Çin Seddi’ni yapmak zorunda kalmışlardır.</p>
<p>Teoman’ın oğlu Meta Han döneminde; diğer Türk devletlerine de örnek olacak “onluk sistem”e dayalı ilk düzenli Türk ordusu kuruldu.</p>
<p>Asya Hun Devleti’nin Yıkılışı</p>
<p>Mete Han’ın ölümünden sonra oğulları ülkeyi iyi yönetemediler.</p>
<p>Çin entrikaları ve bu devletle yapılan savaşlar ülkeyi zayıflattı.</p>
<p>İpek Yolu’nun Çin kontolüne geçmesi nedeniyle Hun ekonomisi bozuldu.</p>
<p>Artan Çin baskısı nedeniyle ülke iyice zayıflayarak Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı.</p>
<p>Kavimler Göçü :</p>
<p>Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375′de Batı’ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz’in Kuzeyi’ndeki Germen kavimleri Batı’ya göç etti. Doğu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmaparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.</p>
<p>UYARI : Avrupa’ya ve Anadolu’ya ilk Türk akını bu dönemde düzenlenmiştir. Bu akınlar Anadolu’ya yerleşme ve yurt edinme amacı taşımamaktadır.</p>
<p>Avrupa Hun Devleti</p>
<p>M.S. 400′lerde başkent Etzelburg olmak üzere Avrupa Hun Devleti kuruldu. Bu sırada Hun hükümdarı Balamir’di.</p>
<p>Avrupa Hunları’nın en ünlü hükümdarı Attila’dır.</p>
<p>Attila, 447 yılında büyük bir ordu ile Doğu Roma (Bizans) üzerine yürüdü ve onları vergiye bağladı.</p>
<p>451 yılında Batı Roma İmparatorluğu üzerine ve 452 yılında da İtalya üzerien iki büyük sefer yaptı.</p>
<p>Göktürk Devleti</p>
<p>552′de Avarlar’a karşı isyan ederek, Bumin Kağan önderliğinde Ötügen merkez olmak üzere kuruldu.</p>
<p>Tarihte Türk ismini devlet isimlerinde kullanan ilk topluluktur.</p>
<p>Bumin Kağan’ın yerine geçen Mukan Kağan zamanında devlet en parlak dönemini yaşadı.</p>
<p>İstemi Yabgu döneminde Bizans ile Sasani Devleti’ne karşı büyük mücadeleler yapıldı.</p>
<p>Göktürk Devleti, Çin entrikaları sonucu, 582 yılında Doğu ve Batı Göktürkler olarak ikiye ayrıldı.</p>
<p>UYARI : Bu dönemde İpek Yolu, Göktürk, Sasani ve Bizans Devletleri’ni karşı karşıya getirmiştir. İlk Türk-Bizans ittifakı Sasaniler’e karşı bu dönemde olmuştur (571). Hedef doğu-batı ticaretini ele geçirmektir.</p>
<p>II. Göktürk (Kutluk) Devleti</p>
<p>682 yılında Kutluk Kağan önderliğinde kuruldu.</p>
<p>Ünlü hükümdarları Bilge Kağan döneminde, vezirleri Kültigin ve Tonyukuk ile birlikte, en parlak dönemlerini yaşadılar.</p>
<p>Bilge Kağan’ın ölümünden sonra zayıflayarak Basmil, Karluk ve Uygurlar’ın isyanı sonucu yıkıldılar.</p>
<p>UYARI : Türk tarihinin ve Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı olarak kabul edilen Orhun yazıtları bu dönemde yazılmıştır. Bu yazıtlarda Göktürk Tarihi ve Türk Uygarlığı hakkında önemli bilgiler verilmektedir.</p>
<p>Uygur Devleti</p>
<p>Yerleşik yaşamı benimseyen ilk Türk topluluğudur.</p>
<p>Budizm ve Maniheizm’i benimsediler.</p>
<p>Çin’den sonra matbaayı geliştirerek ikinci kez kullanılan ve hareketli harfleri icat ettiler.</p>
<p>840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldılar.</p>
<p>UYARI : Budizm ve Maniheizm Uygurların hem mimari alanında hem de savaşçı özelliklerini kaybetmelerinde etkili olmuştur.</p>
<p>Kırgızlar, Uygurları yıkarak Türk yurdunun Moğollar’ın eline geçmesine neden olmuşlardır. Bu yüzden Türk tarihinde olumsuz anılmışlardır.</p>
<p>Avarlar</p>
<p>En ünlü hükümdarları Bayan Kağan döneminde Doğu Roam İmparatorluğu üzerien bir çok sefer yaptılar.</p>
<p>Sasanilerle birleşerek ilk defa İstanbul’u kuşattılar fakat ele geçiremediler.</p>
<p>Hristiyanlığı kabul eden Türk topluluklarındandırlar.</p>
<p>istanbul’u ikinci defa kuşattılar fakat bundaki başarısızlıkları zayıflamalarına sebep oldu ve 805 yılında Franklar’ın saldırısı sonucunda yıkıldılar.</p>
<p>UYARI : İslamiyet’i kabul eden boylar bugünkü Kazan Türklerinin temelini oluşturur.</p>
<p>Bulgarlar</p>
<p>Orta Asya’dan ve Oğuzlar’dan koparak Batı’ya göç eden kabilelerin birleşmesiyle oluştular.</p>
<p>Bir kısım Bulgar Türkleri Volga Nehri çevresine gelerek İdil (Volga) Bulgar Devleti’ni kurdular. Bu devlet 1236 yılında Altın Ordu Devleti tarafından yıkıldı.</p>
<p>Türk boylarına gelen diğer Bulgar Türkleri burada Tuna Bulgar Devleti’ni kurdular. Tuna Bulgarları zamanla Slavlaşarak ve IX. yüzyılda da Hristiyanlığı kabul ederek tarih sahnesinden silindiler.</p>
<p>Hazarlar</p>
<p>Hazar Türkleri tarafından Karadeniz’in kuzeyi ile Kafkaysa arasında kuruldu.</p>
<p>Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanında İslam ordusu ile mücadele ettiler.</p>
<p>Hazar Türkleri, Museviliği kabul eden ilk Türk topluluğu olduklarından İslamiyet’in Avrupa’da yayılmamasında etkili oldular.</p>
<p>UYARI : Museviliği daha çok merkez yönetiminde bulunanlar kabul etmişlerdir. Halk arasında ise daha çok Hristiyanlık, Müslümanlık ve Şamanizm görülür.</p>
<p>Macarlar</p>
<p>Macar boyları Peçenek baskısı sonunda bugünkü Macaristan’a yerleştiler.</p>
<p>Avrupa’nın batısına ve güneyine akınlar yaptılar.</p>
<p>995 yılında Germen Kralı’nın karşı akını sonucunda büyük yenilgi aldılar.</p>
<p>Bu tarihten itibaren yavaş yavaş Hristiyanlaşarak kültürel özelliklerini kaybettiler.</p>
<p>UYARI : Macarlar, Hristiyanlığın Katolik mezhebini benimseyen tek Türk boyudur. Dinlerindeki değişim devlet yapılarına yansımış, boylar birliğine dayalı siyasi yapıdan, krallık sistemine dayalı bir yapıya geçmişlerdir.</p>
<p>macarlar aynı zamanda, Germenlerin Balkanlara inmesi ve Balkanlardaki Slavlarla kuzeydeki Slavların birleşmesini engellemişlerdir.</p>
<p>Peçenekler</p>
<p>Göktürk ve Uygur hakimiyetinde yaşadıktan sonra, X. yüzyılda Batı’ya göç ettiler. Macar ve Rus tarihinde etkili oldular.</p>
<p>XI. yüzyılda Hristiyanlığı kabul ettiler.</p>
<p>Malazgirt Savaşı’nda Oğuzlarla birlikte Bizans ordusuda yer aldılar.</p>
<p>1091 ‘de Kıpçaklarla yaptıkları bir savaşta yenildiler ve giderek dağıldılar.</p>
<p>UYARI: Peçenekler, Bizans ordusunda ücretli asker olarak görev almıştır. Bizans, Peçenekler’in bazılarını da Anadolu’ya yerleştirmiştir.</p>
<p>Kıpçaklar (Kumanlar)</p>
<p>Kıpçaklar, XI. yüzyılın başlarında Moğollar’ın baskısıyla Orta Asya’dan göç ederek Doğu Avrupa’ya geldiler.</p>
<p>Ruslarla büyük mücadeleler sonucunda Ruslar’ın Karadeniz’e inmelerini engellediler.</p>
<p>Zamanla ortadan kalktılar.</p>
<p>UYARI : Kıpçakların Seyhun Irmağı boylarında Oğuzlarla yaptıkları savaşlar, Dede Korkut Hikayeleri’ne konu olmuştur.</p>
<p>Oğuzlar</p>
<p>Oğuzlar başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere daha bir çok Türk devletinin kurucuları olarak bilinirler.</p>
<p>Göktürk Devleti yıkıldıktan sonra Uygurların hakimiyeti altına girdiler.</p>
<p>Uygurların yıkılmasından sonra başkent Yenikent olmak üzere devlet kurdular.</p>
<p>Malazgirt Savaşı’nda, Bizans ordusunda yer aldılar.</p>
<p>UYARI : Oğuzların tarihte büyük devletlerin kuruluşunda etkili olmaları Türk toplulukları içinde en önemli boy kabul edilmelerine neden olmuştur. Türk toplulukları içinde İslamiyet’i kabul eden Oğuzlara “Türkmen” denilmiştir.</p>
<p>Uzların bir kısmı Hristiyanlığı kabul ederek Hristiyanlaşmışlar, Kafkasya’nın güneyine inen diğer bir kısmı ise İslamiyet’i kabul ederek Müslümanlaşmışlardır.</p>
<p>Türgeş Devleti</p>
<p>I. ve II. Göktürk Devletleri hakimiyetinde yaşadıktan sonra VII. yüzyılda Balasagun merkez olmak üzere devletlerini kurdular.</p>
<p>Sulu Kağan önderliğinde Emevilerle uzun yıllar mücadele ettiler.</p>
<p>Yerleşik yaşamı benimsediler ve tarihte parayı kullanan ilk Türk topluluğu oldular.</p>
<p>766 yılında Karluklar tarafından hakimiyetlerine son verildi.</p>
<p>UYARI: İslamiyet’in Orta Asya’da yayılmasını bir süre engellemişler böylece Orta Asya Türkleri’nin Araplaşmasını önlemişlerdir.</p>
<p>Karluklar</p>
<p>VI. yüzyılda Doğu Göktürk Devleti’ne bağlı olarak, Altay Dağları’nın batısında Kara İrtiş Nehri boylarında yaşadılar.</p>
<p>Talas Savaşı’nde Müslümanlar’ın tarafını tutarak Orat Asya’nın Çinlileşmemesinde önemli rol oynadılar.</p>
<p>Talas Savaşı’ndan sonra İslamiyet’i kabul ederek Müslüman olan ilk Türk boylarından biri oldular.</p>
<p>Sabirler</p>
<p>Ural Dağları’nın Güneyineve Kuzey Kafkasya’ya yerleştiler.</p>
<p>VI. yüzyıldan itibaren Doğu Avrupa’ya kadar inerek bu bölgedeki Bizans ve Sasani Devleti ile mücadele ettiler.</p>
<p>557 yılında Avarlarla yaptıkları savaşta yenilip, bu tarihten itibaren gittikçe zayıflayarak tarih sahnesinden silindiler.</p>
<p>Sibirya bölgesi, Sibirlerin bu bölgede yaşamalarından dolayı bu adı almıştır.<br />
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık</p>
<p>Devlet Yönetimi</p>
<p>Uygurlar dışında bütün Türk Devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır.</p>
<p>Aileler obaları, obalar boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi.</p>
<p>Devlet, hanedanın ortak malı kabul edilirdi.</p>
<p>Hakanın yetkileri “Kurultay” denilen danışma meclisi ile sınırlandırılmıştı.</p>
<p>UYARI : Bu durum Türk devletlerinde taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu yüzden Türk devletleri çok kısa sürelerde yıkılmıştır. Devlet kuzey-güney, doğu-batı, sağ-sol olmak üzere ikiye ayrılırdı. Sağı hükümdarlar yönetirdi. Senede iki kez toplanan Kurultay adı verilen bir meclis vardır. Boy beylerinden oluşurdu. Önemli kararlar alınırdı.</p>
<p>Kurultay, Türklerde askeri yapıda demokrasinin olduğunu gösterir.</p>
<p>Hukuk<br />
İslamiyet öncesinde kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz.</p>
<p>Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır.</p>
<p>Devlet yapısında töreyi uygulayan adalet teşkilatının başı hükümdardır.</p>
<p>Töre hükümleri ile çok ağır cezalar verildiği görülmüştür.</p>
<p>Ordu<br />
İlk Türk devletlerinde kadın-erkek her Türk asker sayılırdı.</p>
<p>İlk düzenli Türk ordusu Asya Hun İmparatoru Mete Han tarafından kuruldu.</p>
<p>Ordunun başında başbuğ denilen başkomutan bulunurdu.</p>
<p>Türkler savaşlarda en çok sahte ricat denilen geri çekilme taktiğini uygulayarak başarılı oldular.</p>
<p>UYARI : Mete Han tarafından kurulan ordu, Türk Kara Kuvvetleri’nin temeli olarak kabul edilmiş ve Çin, Moğol, İran, Bizans ve Roma’yı da etkilemiştir.</p>
<p>Din</p>
<p>Tek bir tanrının varlığına inanılmış, Tanrı’ya “tengri” adı verilmişti.</p>
<p>Bu tanrı Gök tanrı olarak da bilinmekteydi.</p>
<p>Doğa da bir takım gizli güçlere inanılırdı.</p>
<p>Şamanizm yani iyi ruh ile kötü ruhun varlığına inanılan bir inançta yaygındı.</p>
<p>Öldükten sonra yaşama inanç vardı.</p>
<p>UYARI : İslamiyet öncesi Türklerde görülen tek Tanrı inancı, İslamiyet’in kabul edilmesinde etkili olmuştur. Bu Türklerde öldükten sonra yaşama inanılır, mezarlara Balbal’lar dikilirdi. (Balbal, öldürülen düşman sayısı kadar dikilirdi.)</p>
<p>Ekonomik Hayat</p>
<p>Bozkır kültürünün bir sonucu olarak göçebe ve yarı göçebe bir hayat sürmüşlerdir.</p>
<p>Göçebe hayatın bir sonucu olarak hayvancılık zorunlu geçim kaynağı olmuştur.</p>
<p>Bununla birlikte balıkçılık, tarım ve yağmacılık da ekonomik hayatta önemli yer almıştır.</p>
<p>Dil ve Edebiyat</p>
<p>Türklerde görülen en eski dil Göktürkçe ve alfabe olarak da Göktürk alfabesidir.</p>
<p>VII. yüzyılda Göktürkler tarafından Göktürk alfabesi ile yazılan Orhun kitabeleri bilinen en eski Türk yazıtları olarak kabul edilir.</p>
<p>Uygurlar da Uygur alfabesini kullanmışlar ayrıca hareketli harfleri bulmuş ve matbaayı kullanmışlardır.</p>
<p>Bilim ve Sanat</p>
<p>Oniki hayvanlı Türk takvimini meydana getirmişlerdir.</p>
<p>Bilim adamlarından meydana gelen ve Keneş Meclisi adı verilen bir meclisi meydana getirmişlerdir.</p>
<p>Göçebe hayat sürdükleri için taşınabilir sanat eserleri olarak kemer, kılıç, at koşumu gibi el sanatları ile uğraşmışlardır.</p>
<p>Uygurlar döneminde Maniheist mabetler yapılmış, mezar anıtları ve saray yapılarına da rastlanmıştır.<br />
İslamiyet’in Doğuşu</p>
<p>Dünyanın Durumu</p>
<p>Arap Yarımadası’nın kuzeyinde Bizans İmparatorluğu, Doğu’da Sasani Devleti, Mısır’da Romalılar, Orta Asya’da Göktürk Devleti, Avrupa’da Kavimler Göçü sonrasında Batı Roma İmparatorluğu yıkılmıştı.</p>
<p> Arap Yarımadası’nın Durumu</p>
<p>Arap yarımadası; Uzak Doğu, Afrika ve Akdeniz ülkeleri arasındaki ticaret yolu üzerinde köprü görevi yapmaktaydı.</p>
<p>En yaygın din çok tanrılı putperestlikti.</p>
<p>Bu dinin en büyük putları olan Lat, Menat, Hubel ve Uzza, Hz. İbrahim’in yapmış olduğu Kabe’de bulunmaktaydı.</p>
<p>Arap Yarımadası’nın en önemli bölgesi; Mekke ve Medine’nin de içinde bulunduğu Hicaz bölgesiydi.</p>
<p>Mekke’ye V. yüzyıldan itibaren Hz. İsmail soyundan gelen Kureyş Kabilesi hakimdi.</p>
<p>Hz. Muhammed Dönemi</p>
<p>Hz. Muhammed’in Doğuşundan İlk Vahye</p>
<p>Hz. Muhammed 570 yılında Mekke’de dünyaya geldi.</p>
<p>25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi.</p>
<p>610 yılında Hz. Cebrail, kendisine Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetlerini getirdi.</p>
<p>Ona ilk inananlar, eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Ali, Mekke’li tüccarlardan Ebubekir ve azat ettiği kölesi Zeyd’di.</p>
<p>621′de Medine’li 12 Müslüman Hz. Muhammed’e biat etti.</p>
<p>Hicret</p>
<p>622 yılında Mekke’li Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet’i yaymak amacıyla Mekke’den Medine’ye göç ettiler.</p>
<p>Medine’liler de Akabe Biat’ından sonra Müslümanlar’ı kendi şehirlerine çağırmışlardı.</p>
<p>Hicret sonunda İslamiyet daha güvenli bir ortamda yayılma olanağı buldu.</p>
<p>Hicret sonunda Medine halkı üç gruba ayrıldı: Muhacirler, Ensar ve Yahudiler.</p>
<p>Siyasi ve askeri bakımdan Hz. Muhammed’in liderliği kabul edildi.</p>
<p>Hz. Muhammed’in Savaşları<br />
Bedir</p>
<p>Bedir savaşı Medineli Müslümanlarla Mekkeliler arasında yapılan ilk savaştır.</p>
<p>624 yılında Bedir Kuyusu çevresinde yapılmıştır.</p>
<p>Savaş Müslümanlar’ın zaferi ile sonuçlandı.</p>
<p>Savaş sonunda, diğer İslam Devletleri içinde örnek oluşturacak ganimet paylaşma geleneği başladı.</p>
<p>Savaşta ele geçirilen Mekkeli esirler, Müslümanlar’a okuma yazma öğretme koşuluyla serbest bırakıldı.</p>
<p>Bedir Zaferi ile birlikte bedir Kuyuları ve Şam ticaret yolu Müslümanlar’ın eline geçti.</p>
<p>Uhud</p>
<p>Bedir Savaşı’nın Müslümanlar’ın zaferi ile bitmesi üzerine Ebu Süfyan komutasındaki Mekkeliler, Bedir Savaşı’nın intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine üzerine yürüdü.</p>
<p>700 kişiden olaşan İslam ordusu da Uhud Dağı’nın olduğu yere geldi ve bu dağın eteklerine okçular yerleştirip savaşa başlandı.</p>
<p>Savaşı tam Müslümanlar kazanmak üzereyken, okçuların yerlerini terketmeleri ile savaşın kaderi Müslümanlar’ın aleyhine değişti ve islam ordusu ilk yenilgisini almış oldu.</p>
<p>UYARI : Bu savaşın sonucu İslamiyet’in yayılmasına engel olmadı. Müslümanlar Uhud Savaşı’nda yenilmesine rağmen İslamiyet yayılmasını devam ettirmişti. Hz. Muhammed, Mekke ve Medine arasında yaşayan kabilelerle iyi geçinerek Mekke’yi siyasi açıdan yalnız bırakma politikası izlemiştir.</p>
<p>Hendek</p>
<p>Mekkeliler Uhud galibiyeti ile istedikleri sonuca ulaşamamış, İslamiyet’in hızla yayılmasını önleyememişlerdi.</p>
<p>İslamiyet’i tamamen yok etmek isteyen Mekkeliler, Ebu Süfyan komutasında yeni bir orduyla, 627 yılında Medine üzerine yürüdüler.</p>
<p>İran’lı Salman-ı Farisi’nin önerisi üzerine şehrin etrafına hendek kazıldı.</p>
<p>Mekkeliler alışık olmadıkları bu savunma tekniği karşısında geri dönmek zorunda kaldılar.</p>
<p>Hendek Savaşı Mekkeliler’in, Müslümanlar üzerine son saldırısı oldu. Bu savaştan sonra Müslümanlar saldırı gücü elde ederken Mekkeli müşrikler savunmaya çekildiler.</p>
<p>Hudeybiye Barışı<br />
Müslümanlar hac vazifesini yerie getirmek amacıyla 1500 kişiyle Mekke’ye doğru yola çıktı.</p>
<p>Hudeybiye Kuyusu’na gelindiğinde Mekkelilerle bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre;</p>
<p>1. Taraflar birbirleri ile 10 yıl süreyle savaşmayacaklar,</p>
<p>2. Arap kabileleri istedikleri tarafa geçebilecekler ancak iki taraf da kendisine bağlı olan kabileye askeri yardımda bulunmayacak,</p>
<p>3. Velisinin izni olmayan Mekkeli bir genç, İslamiyet’i kabul etmesi halinde Medine’ye alınmayacak fakat Müslümanlar’dan Mekke tarafına geçen olursa kabul edilecek,</p>
<p>4. Müslümanlar hac ziyaretini ertesi yıl da yerine getirebileceklerdi.</p>
<p>Hayber’in Fethi</p>
<p>Hz. Muhammed, 629 yılında Şam kervan yolu üzerinde bulunan Yahudi yerleşim yeri olan Hayber Kalesi’ne sefer düzenledi.</p>
<p>Hayber’de bulunan Yahudilerin Şam ticaret yolunda Müslüman ticaret kervanlarına zrar vermesi ve Yahudilerin Mekkelileri kışkırtarak Hendek Savaşı’na sebep olmaları nedeniyle kale kuşatıldı.</p>
<p>Kale kısa sürede Müslümanlar’ın eline geçti ve Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu.</p>
<p>Bu fetih sonunda Yahudilerden ilk defa haraç vergisi alındı.</p>
<p>UYARI : Bu fetihten sonra Arabistan Yarımadası’nda Müslümanlar’a olumsuz etkide bulunabilecek önemli Yahudi yerleşim bölgesi kalmadı.</p>
<p>Hayber, Müslümanlar’ın fethettiği ilk yerdir. Böylece İslam Devleti’nde fetih politikası başlamıştır.</p>
<p>Mu’te Seferi<br />
İslamiyet’in ilk yıllarında İslamiyet’e davet edilen Gassaniler, bu davet için gönderilen elçiyi öldürmüşlerdi.</p>
<p>629 yılında bir Müslüman keşif kolu Gassanilerce pusuya düşürülüp öldürülmüştü.</p>
<p>Hz. Muhammed, Gassaniler üzerine kalabalık bir ordu gönderdi.</p>
<p>İslam ordusu Lut Gölü’nün güneyinde Gassaniler’i himaye eden Bizans ordusu ile çarpıştı, savaş Müslümanlar’ın aleyhine sonuçlandı.</p>
<p>UYARI : Gassaniler Bizans’la sınır komşusuydu. Gassaniler bu yüzden Bizans’ın etkisinde kaldıkları için Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Mu’te Savaşı Müslümanlarla Bizans ordusu arasında yapılan ilk savaş olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>Mekke’nin Fethi</p>
<p>Hz. Muhammed, 630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü.</p>
<p>Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler’in Hudeybiye Barış Antlaşması’nın maddelerini ihlal etmesiydi.</p>
<p>Mekkeliler Hz. Muhammed’e karşı koyamayacaklarını anlayınca, Müslümanlar önemli bir direnişle karşılaşmadan şehre girdi.</p>
<p>Hz. Muhammed Kabe’ye gelerek bütün putları kırdırdı.</p>
<p>Fetih’ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet’i kabul etti.</p>
<p>Huneyn Savaşı<br />
Mekke’nin fethinden sonra civardaki bazı putperest kabileler, başta Havazin Kabilesi olmak üzere Mekke’yi geri almak için 630 yılında Huneyn denilen yerde toplanmaya başlamışlardı.</p>
<p>Hz. Muhammed büyük bir ordu ile Huneyn Vadisi’ne yürüdü.</p>
<p>Yapılan savaşta İslam ordusu zafer kazandı.</p>
<p>Bu savaşta putperestlere Taif kenti yardım etmişti.</p>
<p>UYARI : Huneyn Savaşı ile Arap Yarımadası’ndaki son putperest tehlike önlendi.</p>
<p>Taif Seferi</p>
<p>Huneyn Savaşı’nda Taifliler’in putperestlere yardım etmesi üzerine, Hz. Muhammed 630 yılında Taif üzerine bir sefer düzenledi.</p>
<p>Müslümanlar Taif Kenti’ni kuşattılar, fakat surlarla çevrili kenti alamadılar.</p>
<p>Ertesi yıl Taifliler elçi göndererek İslamiyet’i kabul ettiler.</p>
<p>UYARI : Böylece, Hz. Muhammed döneminde Hicaz tamamen Müslümanlaştı.</p>
<p>Tebük Seferi</p>
<p>Bizans İmparatoru Heraklius’un Arabistan üzerine büyük bir sefer yapacağı haberinin alınması üzerine,</p>
<p>Hz. Muhammed 631 yılında 30.000 kişilik bir ordu ile Bizanslıları durdurmak için yola çıktı.</p>
<p>Tebük denilen yere gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı.</p>
<p>Tebük seferi sırasında, bölgedeki bir çok Arap kabilesi İslamiyet’i kabul ettiği için, sefer Müslümanlar açısından faydalı oldu.</p>
<p>UYARI : Tebük Seferi ile Gassaniler’in Müslüman olması ve Suriye fetihleri için ortam hazırlamıştır.</p>
<p>Veda Haccı ve Hz. Muhammed’in Son Yılları</p>
<p>Hz. Muhammed 632 tarihinde hac görevini yerine getirmek için 125 bin kişilik bir toplulukla Mekke’ye geldi.</p>
<p>peygamber Müslümanlar’a Kur’an’ın tamamlandığını bildirdi.</p>
<p>Hz. Muhammed’in bu haccına “Veda Haccı”, okuduğu hutbeye de “Veda Hutbesi” denir. Hutbede, Peygamber insanlara Allah’tan başka ilah olmadığını, kadınlara ve kölelere iyi muamele edilmesini, Cahiliye Devri’nden kalma kan davalarından vazgeçilmesini söyledi.</p>
<p>Hz Muhammed Medine’ye döndükten sonra hastalanarak 8 Haziran 632′de 63 yaşında vefat etti.</p>
<p>Arap Yarımadası’nda putperestliksona ermiş İslamiyet yayılmış, siyasal birlik sağlanmış, İslam Devleti’nin temelleri de atılmıştı.</p>
<p>Dört Halife Dönemi</p>
<p>Hz. Ebubekir Dönemi</p>
<p>Hz. Muhammed’in ölümü üzerine Hz. Ebubekir 632 yılında halife seçildi.</p>
<p>Bu arada Arabistan’da bazı kabileler dinden dönmüş,Yemen’de de yalacı peygamberler ortaya çıkmıştı.</p>
<p>Halid Bin Velid komutasındaki İslma ordusu Yemen’e gönderilerek yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı.</p>
<p>Başka bir İslam ordusu Irak ve Suriye üzerine gönderildi.</p>
<p>634 yılında yapılan Yermuk Savaşı ile Bizans orduları yenildi ve Suriye kapıları Müslümanlar’a açıldı.</p>
<p>Hz. Ebubekirdöndeminde Kur’an-ı Kerim’in ayetleri toplandı ve bir kitap haline getirildi.</p>
<p>Hz. Ebubekir 634 yılında hastalandı ve 63 yaşında vefat etti.</p>
<p>UYARI : Hz. Muhammed’in yaymış olduğu İslamiyet, Hz. Ebubekir döneminde iyice kökleşmiştir.</p>
<p>Hz. Ömer Dönemi</p>
<p>Hz. Ebubekir’in vefatı üzerine 634 yılında Hz. Ömer halife seçildi.</p>
<p>635 yılında yapılan Ecnadin Savaşı sonunda İslam orduları galip geldi ve Suriye Müslümanlar’ın denetimine girdi.</p>
<p>UYARI : Bu savaşla İran yolu Müslümanlar’a açıldı.</p>
<p>Suriye’nin yanı sıra Filistin ve Kudüs de denetim altına alındı.</p>
<p>UYARI : Suriye’nin denetim altına alınması ile birlikte İslam dünyası Anadolu ile komşu olmuştur.</p>
<p>632 yılında Amr İbn-ül As komutasındaki islam ordusu, Bizans’ın elinde bulunan Mısır’ı fethetti.</p>
<p>UYARI : Mısır’ın alınması ile İslamiyet ilk defa Kuzey Afrika’da yayılmaya başladı. Böylece, Bizans İmparatorluğu’nun Kuzey Afrika’daki egemenliği sarsıldı.</p>
<p>634 yılında Ebu Ubeyde komutasındaki İslam ordusu Köprü Savaşı’nda Sasanilere yenildi. Sa’d Bin Ebi Vakkas komutasında yeni bir ordu , 636 yılında Kadisiye Savaşı’nda Sasani ordusunu yendi ve bütün Irak’ı ele geçirdi.</p>
<p>UYARI : Bu dönemde, Suriye, Filistin ve Kudüs’ün Müslümanlar tarafından alınması ile Bizans’ın Orta Doğu’daki varlığı sona erdi.</p>
<p>Sasani ordusu, 642 yılında yapılan Nihavend Savaşı ile tekrar yenildi. Bu savaş ile Sasani Devleti sona erdi.</p>
<p>Hz. Ömer Dönemindeki Teşkilatlanma Çalışmaları</p>
<p>Hz. Ömer zamanında bir çok fetihler yapıldığı için devlette teşkilatlanmaya olan ihtiyaç arttı.</p>
<p>Teşkilatlanmada Sasani ve Bizans etkisi görülür.</p>
<p>Mali ve askeri özellik taşıyan ilk “divan örgütü” kuruldu.</p>
<p>Fethedilen yerler, ilk defa yönetim birimlerine ayrıldı.</p>
<p>Adli teşkilatlanmaya önem verildi.</p>
<p>İslam Devleti’nde ilk kadı bu dönemde atandı.</p>
<p>Hicri takvim düzenlendi.</p>
<p>Hz. Osman Dönemi</p>
<p>Hz. Ömer’in ölümü üzerine 644 tarihinde, Emevi soyundan Hz. Osman halife seçildi.</p>
<p>Abdullah Bin Sa’d komutasında İslam ordusu Tunus bölgesini aldı.</p>
<p>Suriye valisi Muaviye, 649 yılında Kıbrıs, Rodos ve Girit’i fethetti.</p>
<p>Azerbaycan’ın fethi tamamlandı.</p>
<p>Trablusgarp, Tunus, Horasan ve Harezm ele geçirildi.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim çoğaltıldı.</p>
<p>UYARI : Bu, Kur’an-ın değişmeden günümüze kadar gelmesini sağladı.</p>
<p>Hz. Osman Emevi kökenli olduğu için kendi sülalesinden olan kişileri devlet içinde önemli mevkilere getirdi.</p>
<p>UYARI : Bu durum İslam dünyasında ileride ortaya çıkacak ayrılıklar için zemin oluşturmuştur.</p>
<p>Hz. Osman, 656 yılında bir ayaklanma sırasında öldürüldü.</p>
<p>Hz. Ali Dönemi</p>
<p>Hz. Osman’ın ölümü üzerine Hz. Muhammed’in damadı ve amcası Ebu Talib’in oğlu olan Hz. Ali halife seçildi. Hz. Ali’nin halifeliği Emeviler sülalesinin hoşuna gitmedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bismilsohbet.com/islamin-tarihi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#039;ın Tarihi</title>
		<link>http://www.bismilsohbet.com/islamin-tarihi-2.html</link>
		<comments>http://www.bismilsohbet.com/islamin-tarihi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 10:21:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ByReCeP</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bismilsohbet.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri Türkler’in İlk Ana Yurdu İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık İslamiyet’in Doğuşu Hz. Muhammed Dönemi Mekke’nin Fethi Dört Halife Dönemi Emeviler Dönemi Abbasiler Dönemi İslam Kültür ve Uygarlığı İlk Müslüman Türk Devletleri Büyük Selçuklular Türkiye Tarihi Orta Asya ve Yakın Doğu’da kurulan Diğer Müslüman Türk Devletleri Müslüman-Türk Devletlerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri<br />
Türkler’in İlk Ana Yurdu<br />
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık<br />
İslamiyet’in Doğuşu<br />
Hz. Muhammed Dönemi<br />
Mekke’nin Fethi<br />
Dört Halife Dönemi<br />
Emeviler Dönemi<br />
Abbasiler Dönemi<br />
İslam Kültür ve Uygarlığı<br />
İlk Müslüman Türk Devletleri<br />
Büyük Selçuklular<br />
Türkiye Tarihi<br />
Orta Asya ve Yakın Doğu’da kurulan Diğer Müslüman Türk Devletleri<br />
Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık<br />
İslamiyet’ten Önce Orta Asya’da Kurulan Türk Devletleri</p>
<p>Türkler’in İlk Ana Yurdu</p>
<p>Türkler’in ilk ana yurdu Orat Asya’da; Batı’da Hazar Denizi’nden Doğu’da Kingan Dağları’na, Kuzey’de Altay Dağları’ndan Güney’de Hindukuş ve Karanlık Dağları’na kadar uzanan bölgedir.</p>
<p>Bu bölge, coğrafi yapısı ve iklim şartlarının da elverişli olması nedeniyle Türkler tarafından Ana Yurt olarak tercih edilmiştir.</p>
<p>Göçebe kültürünün sonucunda şu durum ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Merkezi yapı güçlenememiş,</p>
<p>Teşkilatçı özellik gelişememiş,</p>
<p>Mimari ve şehircilik ortaya çıkmamış,</p>
<p>Ekonomi, hayvancılığa dayalı kalmış,</p>
<p>Askeri yapıysa gelişmiştir.</p>
<p>Türkler’in Orta Asya’dan Göç Etmenlerinin Nedenleri :</p>
<p>Topraklarının tarıma elverişsiz olması,</p>
<p>Hayvanlar için otlakların yetersiz olması,</p>
<p>İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması,</p>
<p>Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir.</p>
<p>Asya Hun (Büyük Hun) Devleti</p>
<p>Merkez Ötügen olmak üzere Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde kuruldu.</p>
<p>Tarihte bilinen ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Teoman’dır.</p>
<p>Çinlilere karşı seferler yaptılar, Çinliler de bu seferleri durdurmak için Çin Seddi’ni yapmak zorunda kalmışlardır.</p>
<p>Teoman’ın oğlu Meta Han döneminde; diğer Türk devletlerine de örnek olacak “onluk sistem”e dayalı ilk düzenli Türk ordusu kuruldu.</p>
<p>Asya Hun Devleti’nin Yıkılışı</p>
<p>Mete Han’ın ölümünden sonra oğulları ülkeyi iyi yönetemediler.</p>
<p>Çin entrikaları ve bu devletle yapılan savaşlar ülkeyi zayıflattı.</p>
<p>İpek Yolu’nun Çin kontolüne geçmesi nedeniyle Hun ekonomisi bozuldu.</p>
<p>Artan Çin baskısı nedeniyle ülke iyice zayıflayarak Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı.</p>
<p>Kavimler Göçü :</p>
<p>Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375′de Batı’ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz’in Kuzeyi’ndeki Germen kavimleri Batı’ya göç etti. Doğu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmaparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.</p>
<p>UYARI : Avrupa’ya ve Anadolu’ya ilk Türk akını bu dönemde düzenlenmiştir. Bu akınlar Anadolu’ya yerleşme ve yurt edinme amacı taşımamaktadır.</p>
<p>Avrupa Hun Devleti</p>
<p>M.S. 400′lerde başkent Etzelburg olmak üzere Avrupa Hun Devleti kuruldu. Bu sırada Hun hükümdarı Balamir’di.</p>
<p>Avrupa Hunları’nın en ünlü hükümdarı Attila’dır.</p>
<p>Attila, 447 yılında büyük bir ordu ile Doğu Roma (Bizans) üzerine yürüdü ve onları vergiye bağladı.</p>
<p>451 yılında Batı Roma İmparatorluğu üzerine ve 452 yılında da İtalya üzerien iki büyük sefer yaptı.</p>
<p>Göktürk Devleti</p>
<p>552′de Avarlar’a karşı isyan ederek, Bumin Kağan önderliğinde Ötügen merkez olmak üzere kuruldu.</p>
<p>Tarihte Türk ismini devlet isimlerinde kullanan ilk topluluktur.</p>
<p>Bumin Kağan’ın yerine geçen Mukan Kağan zamanında devlet en parlak dönemini yaşadı.</p>
<p>İstemi Yabgu döneminde Bizans ile Sasani Devleti’ne karşı büyük mücadeleler yapıldı.</p>
<p>Göktürk Devleti, Çin entrikaları sonucu, 582 yılında Doğu ve Batı Göktürkler olarak ikiye ayrıldı.</p>
<p>UYARI : Bu dönemde İpek Yolu, Göktürk, Sasani ve Bizans Devletleri’ni karşı karşıya getirmiştir. İlk Türk-Bizans ittifakı Sasaniler’e karşı bu dönemde olmuştur (571). Hedef doğu-batı ticaretini ele geçirmektir.</p>
<p>II. Göktürk (Kutluk) Devleti</p>
<p>682 yılında Kutluk Kağan önderliğinde kuruldu.</p>
<p>Ünlü hükümdarları Bilge Kağan döneminde, vezirleri Kültigin ve Tonyukuk ile birlikte, en parlak dönemlerini yaşadılar.</p>
<p>Bilge Kağan’ın ölümünden sonra zayıflayarak Basmil, Karluk ve Uygurlar’ın isyanı sonucu yıkıldılar.</p>
<p>UYARI : Türk tarihinin ve Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı olarak kabul edilen Orhun yazıtları bu dönemde yazılmıştır. Bu yazıtlarda Göktürk Tarihi ve Türk Uygarlığı hakkında önemli bilgiler verilmektedir.</p>
<p>Uygur Devleti</p>
<p>Yerleşik yaşamı benimseyen ilk Türk topluluğudur.</p>
<p>Budizm ve Maniheizm’i benimsediler.</p>
<p>Çin’den sonra matbaayı geliştirerek ikinci kez kullanılan ve hareketli harfleri icat ettiler.</p>
<p>840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldılar.</p>
<p>UYARI : Budizm ve Maniheizm Uygurların hem mimari alanında hem de savaşçı özelliklerini kaybetmelerinde etkili olmuştur.</p>
<p>Kırgızlar, Uygurları yıkarak Türk yurdunun Moğollar’ın eline geçmesine neden olmuşlardır. Bu yüzden Türk tarihinde olumsuz anılmışlardır.</p>
<p>Avarlar</p>
<p>En ünlü hükümdarları Bayan Kağan döneminde Doğu Roam İmparatorluğu üzerien bir çok sefer yaptılar.</p>
<p>Sasanilerle birleşerek ilk defa İstanbul’u kuşattılar fakat ele geçiremediler.</p>
<p>Hristiyanlığı kabul eden Türk topluluklarındandırlar.</p>
<p>istanbul’u ikinci defa kuşattılar fakat bundaki başarısızlıkları zayıflamalarına sebep oldu ve 805 yılında Franklar’ın saldırısı sonucunda yıkıldılar.</p>
<p>UYARI : İslamiyet’i kabul eden boylar bugünkü Kazan Türklerinin temelini oluşturur.</p>
<p>Bulgarlar</p>
<p>Orta Asya’dan ve Oğuzlar’dan koparak Batı’ya göç eden kabilelerin birleşmesiyle oluştular.</p>
<p>Bir kısım Bulgar Türkleri Volga Nehri çevresine gelerek İdil (Volga) Bulgar Devleti’ni kurdular. Bu devlet 1236 yılında Altın Ordu Devleti tarafından yıkıldı.</p>
<p>Türk boylarına gelen diğer Bulgar Türkleri burada Tuna Bulgar Devleti’ni kurdular. Tuna Bulgarları zamanla Slavlaşarak ve IX. yüzyılda da Hristiyanlığı kabul ederek tarih sahnesinden silindiler.</p>
<p>Hazarlar</p>
<p>Hazar Türkleri tarafından Karadeniz’in kuzeyi ile Kafkaysa arasında kuruldu.</p>
<p>Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanında İslam ordusu ile mücadele ettiler.</p>
<p>Hazar Türkleri, Museviliği kabul eden ilk Türk topluluğu olduklarından İslamiyet’in Avrupa’da yayılmamasında etkili oldular.</p>
<p>UYARI : Museviliği daha çok merkez yönetiminde bulunanlar kabul etmişlerdir. Halk arasında ise daha çok Hristiyanlık, Müslümanlık ve Şamanizm görülür.</p>
<p>Macarlar</p>
<p>Macar boyları Peçenek baskısı sonunda bugünkü Macaristan’a yerleştiler.</p>
<p>Avrupa’nın batısına ve güneyine akınlar yaptılar.</p>
<p>995 yılında Germen Kralı’nın karşı akını sonucunda büyük yenilgi aldılar.</p>
<p>Bu tarihten itibaren yavaş yavaş Hristiyanlaşarak kültürel özelliklerini kaybettiler.</p>
<p>UYARI : Macarlar, Hristiyanlığın Katolik mezhebini benimseyen tek Türk boyudur. Dinlerindeki değişim devlet yapılarına yansımış, boylar birliğine dayalı siyasi yapıdan, krallık sistemine dayalı bir yapıya geçmişlerdir.</p>
<p>macarlar aynı zamanda, Germenlerin Balkanlara inmesi ve Balkanlardaki Slavlarla kuzeydeki Slavların birleşmesini engellemişlerdir.</p>
<p>Peçenekler</p>
<p>Göktürk ve Uygur hakimiyetinde yaşadıktan sonra, X. yüzyılda Batı’ya göç ettiler. Macar ve Rus tarihinde etkili oldular.</p>
<p>XI. yüzyılda Hristiyanlığı kabul ettiler.</p>
<p>Malazgirt Savaşı’nda Oğuzlarla birlikte Bizans ordusuda yer aldılar.</p>
<p>1091 ‘de Kıpçaklarla yaptıkları bir savaşta yenildiler ve giderek dağıldılar.</p>
<p>UYARI: Peçenekler, Bizans ordusunda ücretli asker olarak görev almıştır. Bizans, Peçenekler’in bazılarını da Anadolu’ya yerleştirmiştir.</p>
<p>Kıpçaklar (Kumanlar)</p>
<p>Kıpçaklar, XI. yüzyılın başlarında Moğollar’ın baskısıyla Orta Asya’dan göç ederek Doğu Avrupa’ya geldiler.</p>
<p>Ruslarla büyük mücadeleler sonucunda Ruslar’ın Karadeniz’e inmelerini engellediler.</p>
<p>Zamanla ortadan kalktılar.</p>
<p>UYARI : Kıpçakların Seyhun Irmağı boylarında Oğuzlarla yaptıkları savaşlar, Dede Korkut Hikayeleri’ne konu olmuştur.</p>
<p>Oğuzlar</p>
<p>Oğuzlar başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere daha bir çok Türk devletinin kurucuları olarak bilinirler.</p>
<p>Göktürk Devleti yıkıldıktan sonra Uygurların hakimiyeti altına girdiler.</p>
<p>Uygurların yıkılmasından sonra başkent Yenikent olmak üzere devlet kurdular.</p>
<p>Malazgirt Savaşı’nda, Bizans ordusunda yer aldılar.</p>
<p>UYARI : Oğuzların tarihte büyük devletlerin kuruluşunda etkili olmaları Türk toplulukları içinde en önemli boy kabul edilmelerine neden olmuştur. Türk toplulukları içinde İslamiyet’i kabul eden Oğuzlara “Türkmen” denilmiştir.</p>
<p>Uzların bir kısmı Hristiyanlığı kabul ederek Hristiyanlaşmışlar, Kafkasya’nın güneyine inen diğer bir kısmı ise İslamiyet’i kabul ederek Müslümanlaşmışlardır.</p>
<p>Türgeş Devleti</p>
<p>I. ve II. Göktürk Devletleri hakimiyetinde yaşadıktan sonra VII. yüzyılda Balasagun merkez olmak üzere devletlerini kurdular.</p>
<p>Sulu Kağan önderliğinde Emevilerle uzun yıllar mücadele ettiler.</p>
<p>Yerleşik yaşamı benimsediler ve tarihte parayı kullanan ilk Türk topluluğu oldular.</p>
<p>766 yılında Karluklar tarafından hakimiyetlerine son verildi.</p>
<p>UYARI: İslamiyet’in Orta Asya’da yayılmasını bir süre engellemişler böylece Orta Asya Türkleri’nin Araplaşmasını önlemişlerdir.</p>
<p>Karluklar</p>
<p>VI. yüzyılda Doğu Göktürk Devleti’ne bağlı olarak, Altay Dağları’nın batısında Kara İrtiş Nehri boylarında yaşadılar.</p>
<p>Talas Savaşı’nde Müslümanlar’ın tarafını tutarak Orat Asya’nın Çinlileşmemesinde önemli rol oynadılar.</p>
<p>Talas Savaşı’ndan sonra İslamiyet’i kabul ederek Müslüman olan ilk Türk boylarından biri oldular.</p>
<p>Sabirler</p>
<p>Ural Dağları’nın Güneyineve Kuzey Kafkasya’ya yerleştiler.</p>
<p>VI. yüzyıldan itibaren Doğu Avrupa’ya kadar inerek bu bölgedeki Bizans ve Sasani Devleti ile mücadele ettiler.</p>
<p>557 yılında Avarlarla yaptıkları savaşta yenilip, bu tarihten itibaren gittikçe zayıflayarak tarih sahnesinden silindiler.</p>
<p>Sibirya bölgesi, Sibirlerin bu bölgede yaşamalarından dolayı bu adı almıştır.<br />
İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık</p>
<p>Devlet Yönetimi</p>
<p>Uygurlar dışında bütün Türk Devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır.</p>
<p>Aileler obaları, obalar boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi.</p>
<p>Devlet, hanedanın ortak malı kabul edilirdi.</p>
<p>Hakanın yetkileri “Kurultay” denilen danışma meclisi ile sınırlandırılmıştı.</p>
<p>UYARI : Bu durum Türk devletlerinde taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu yüzden Türk devletleri çok kısa sürelerde yıkılmıştır. Devlet kuzey-güney, doğu-batı, sağ-sol olmak üzere ikiye ayrılırdı. Sağı hükümdarlar yönetirdi. Senede iki kez toplanan Kurultay adı verilen bir meclis vardır. Boy beylerinden oluşurdu. Önemli kararlar alınırdı.</p>
<p>Kurultay, Türklerde askeri yapıda demokrasinin olduğunu gösterir.</p>
<p>Hukuk<br />
İslamiyet öncesinde kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz.</p>
<p>Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır.</p>
<p>Devlet yapısında töreyi uygulayan adalet teşkilatının başı hükümdardır.</p>
<p>Töre hükümleri ile çok ağır cezalar verildiği görülmüştür.</p>
<p>Ordu<br />
İlk Türk devletlerinde kadın-erkek her Türk asker sayılırdı.</p>
<p>İlk düzenli Türk ordusu Asya Hun İmparatoru Mete Han tarafından kuruldu.</p>
<p>Ordunun başında başbuğ denilen başkomutan bulunurdu.</p>
<p>Türkler savaşlarda en çok sahte ricat denilen geri çekilme taktiğini uygulayarak başarılı oldular.</p>
<p>UYARI : Mete Han tarafından kurulan ordu, Türk Kara Kuvvetleri’nin temeli olarak kabul edilmiş ve Çin, Moğol, İran, Bizans ve Roma’yı da etkilemiştir.</p>
<p>Din</p>
<p>Tek bir tanrının varlığına inanılmış, Tanrı’ya “tengri” adı verilmişti.</p>
<p>Bu tanrı Gök tanrı olarak da bilinmekteydi.</p>
<p>Doğa da bir takım gizli güçlere inanılırdı.</p>
<p>Şamanizm yani iyi ruh ile kötü ruhun varlığına inanılan bir inançta yaygındı.</p>
<p>Öldükten sonra yaşama inanç vardı.</p>
<p>UYARI : İslamiyet öncesi Türklerde görülen tek Tanrı inancı, İslamiyet’in kabul edilmesinde etkili olmuştur. Bu Türklerde öldükten sonra yaşama inanılır, mezarlara Balbal’lar dikilirdi. (Balbal, öldürülen düşman sayısı kadar dikilirdi.)</p>
<p>Ekonomik Hayat</p>
<p>Bozkır kültürünün bir sonucu olarak göçebe ve yarı göçebe bir hayat sürmüşlerdir.</p>
<p>Göçebe hayatın bir sonucu olarak hayvancılık zorunlu geçim kaynağı olmuştur.</p>
<p>Bununla birlikte balıkçılık, tarım ve yağmacılık da ekonomik hayatta önemli yer almıştır.</p>
<p>Dil ve Edebiyat</p>
<p>Türklerde görülen en eski dil Göktürkçe ve alfabe olarak da Göktürk alfabesidir.</p>
<p>VII. yüzyılda Göktürkler tarafından Göktürk alfabesi ile yazılan Orhun kitabeleri bilinen en eski Türk yazıtları olarak kabul edilir.</p>
<p>Uygurlar da Uygur alfabesini kullanmışlar ayrıca hareketli harfleri bulmuş ve matbaayı kullanmışlardır.</p>
<p>Bilim ve Sanat</p>
<p>Oniki hayvanlı Türk takvimini meydana getirmişlerdir.</p>
<p>Bilim adamlarından meydana gelen ve Keneş Meclisi adı verilen bir meclisi meydana getirmişlerdir.</p>
<p>Göçebe hayat sürdükleri için taşınabilir sanat eserleri olarak kemer, kılıç, at koşumu gibi el sanatları ile uğraşmışlardır.</p>
<p>Uygurlar döneminde Maniheist mabetler yapılmış, mezar anıtları ve saray yapılarına da rastlanmıştır.<br />
İslamiyet’in Doğuşu</p>
<p>Dünyanın Durumu</p>
<p>Arap Yarımadası’nın kuzeyinde Bizans İmparatorluğu, Doğu’da Sasani Devleti, Mısır’da Romalılar, Orta Asya’da Göktürk Devleti, Avrupa’da Kavimler Göçü sonrasında Batı Roma İmparatorluğu yıkılmıştı.</p>
<p> Arap Yarımadası’nın Durumu</p>
<p>Arap yarımadası; Uzak Doğu, Afrika ve Akdeniz ülkeleri arasındaki ticaret yolu üzerinde köprü görevi yapmaktaydı.</p>
<p>En yaygın din çok tanrılı putperestlikti.</p>
<p>Bu dinin en büyük putları olan Lat, Menat, Hubel ve Uzza, Hz. İbrahim’in yapmış olduğu Kabe’de bulunmaktaydı.</p>
<p>Arap Yarımadası’nın en önemli bölgesi; Mekke ve Medine’nin de içinde bulunduğu Hicaz bölgesiydi.</p>
<p>Mekke’ye V. yüzyıldan itibaren Hz. İsmail soyundan gelen Kureyş Kabilesi hakimdi.</p>
<p>Hz. Muhammed Dönemi</p>
<p>Hz. Muhammed’in Doğuşundan İlk Vahye</p>
<p>Hz. Muhammed 570 yılında Mekke’de dünyaya geldi.</p>
<p>25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi.</p>
<p>610 yılında Hz. Cebrail, kendisine Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetlerini getirdi.</p>
<p>Ona ilk inananlar, eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Ali, Mekke’li tüccarlardan Ebubekir ve azat ettiği kölesi Zeyd’di.</p>
<p>621′de Medine’li 12 Müslüman Hz. Muhammed’e biat etti.</p>
<p>Hicret</p>
<p>622 yılında Mekke’li Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet’i yaymak amacıyla Mekke’den Medine’ye göç ettiler.</p>
<p>Medine’liler de Akabe Biat’ından sonra Müslümanlar’ı kendi şehirlerine çağırmışlardı.</p>
<p>Hicret sonunda İslamiyet daha güvenli bir ortamda yayılma olanağı buldu.</p>
<p>Hicret sonunda Medine halkı üç gruba ayrıldı: Muhacirler, Ensar ve Yahudiler.</p>
<p>Siyasi ve askeri bakımdan Hz. Muhammed’in liderliği kabul edildi.</p>
<p>Hz. Muhammed’in Savaşları<br />
Bedir</p>
<p>Bedir savaşı Medineli Müslümanlarla Mekkeliler arasında yapılan ilk savaştır.</p>
<p>624 yılında Bedir Kuyusu çevresinde yapılmıştır.</p>
<p>Savaş Müslümanlar’ın zaferi ile sonuçlandı.</p>
<p>Savaş sonunda, diğer İslam Devletleri içinde örnek oluşturacak ganimet paylaşma geleneği başladı.</p>
<p>Savaşta ele geçirilen Mekkeli esirler, Müslümanlar’a okuma yazma öğretme koşuluyla serbest bırakıldı.</p>
<p>Bedir Zaferi ile birlikte bedir Kuyuları ve Şam ticaret yolu Müslümanlar’ın eline geçti.</p>
<p>Uhud</p>
<p>Bedir Savaşı’nın Müslümanlar’ın zaferi ile bitmesi üzerine Ebu Süfyan komutasındaki Mekkeliler, Bedir Savaşı’nın intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine üzerine yürüdü.</p>
<p>700 kişiden olaşan İslam ordusu da Uhud Dağı’nın olduğu yere geldi ve bu dağın eteklerine okçular yerleştirip savaşa başlandı.</p>
<p>Savaşı tam Müslümanlar kazanmak üzereyken, okçuların yerlerini terketmeleri ile savaşın kaderi Müslümanlar’ın aleyhine değişti ve islam ordusu ilk yenilgisini almış oldu.</p>
<p>UYARI : Bu savaşın sonucu İslamiyet’in yayılmasına engel olmadı. Müslümanlar Uhud Savaşı’nda yenilmesine rağmen İslamiyet yayılmasını devam ettirmişti. Hz. Muhammed, Mekke ve Medine arasında yaşayan kabilelerle iyi geçinerek Mekke’yi siyasi açıdan yalnız bırakma politikası izlemiştir.</p>
<p>Hendek</p>
<p>Mekkeliler Uhud galibiyeti ile istedikleri sonuca ulaşamamış, İslamiyet’in hızla yayılmasını önleyememişlerdi.</p>
<p>İslamiyet’i tamamen yok etmek isteyen Mekkeliler, Ebu Süfyan komutasında yeni bir orduyla, 627 yılında Medine üzerine yürüdüler.</p>
<p>İran’lı Salman-ı Farisi’nin önerisi üzerine şehrin etrafına hendek kazıldı.</p>
<p>Mekkeliler alışık olmadıkları bu savunma tekniği karşısında geri dönmek zorunda kaldılar.</p>
<p>Hendek Savaşı Mekkeliler’in, Müslümanlar üzerine son saldırısı oldu. Bu savaştan sonra Müslümanlar saldırı gücü elde ederken Mekkeli müşrikler savunmaya çekildiler.</p>
<p>Hudeybiye Barışı<br />
Müslümanlar hac vazifesini yerie getirmek amacıyla 1500 kişiyle Mekke’ye doğru yola çıktı.</p>
<p>Hudeybiye Kuyusu’na gelindiğinde Mekkelilerle bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre;</p>
<p>1. Taraflar birbirleri ile 10 yıl süreyle savaşmayacaklar,</p>
<p>2. Arap kabileleri istedikleri tarafa geçebilecekler ancak iki taraf da kendisine bağlı olan kabileye askeri yardımda bulunmayacak,</p>
<p>3. Velisinin izni olmayan Mekkeli bir genç, İslamiyet’i kabul etmesi halinde Medine’ye alınmayacak fakat Müslümanlar’dan Mekke tarafına geçen olursa kabul edilecek,</p>
<p>4. Müslümanlar hac ziyaretini ertesi yıl da yerine getirebileceklerdi.</p>
<p>Hayber’in Fethi</p>
<p>Hz. Muhammed, 629 yılında Şam kervan yolu üzerinde bulunan Yahudi yerleşim yeri olan Hayber Kalesi’ne sefer düzenledi.</p>
<p>Hayber’de bulunan Yahudilerin Şam ticaret yolunda Müslüman ticaret kervanlarına zrar vermesi ve Yahudilerin Mekkelileri kışkırtarak Hendek Savaşı’na sebep olmaları nedeniyle kale kuşatıldı.</p>
<p>Kale kısa sürede Müslümanlar’ın eline geçti ve Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu.</p>
<p>Bu fetih sonunda Yahudilerden ilk defa haraç vergisi alındı.</p>
<p>UYARI : Bu fetihten sonra Arabistan Yarımadası’nda Müslümanlar’a olumsuz etkide bulunabilecek önemli Yahudi yerleşim bölgesi kalmadı.</p>
<p>Hayber, Müslümanlar’ın fethettiği ilk yerdir. Böylece İslam Devleti’nde fetih politikası başlamıştır.</p>
<p>Mu’te Seferi<br />
İslamiyet’in ilk yıllarında İslamiyet’e davet edilen Gassaniler, bu davet için gönderilen elçiyi öldürmüşlerdi.</p>
<p>629 yılında bir Müslüman keşif kolu Gassanilerce pusuya düşürülüp öldürülmüştü.</p>
<p>Hz. Muhammed, Gassaniler üzerine kalabalık bir ordu gönderdi.</p>
<p>İslam ordusu Lut Gölü’nün güneyinde Gassaniler’i himaye eden Bizans ordusu ile çarpıştı, savaş Müslümanlar’ın aleyhine sonuçlandı.</p>
<p>UYARI : Gassaniler Bizans’la sınır komşusuydu. Gassaniler bu yüzden Bizans’ın etkisinde kaldıkları için Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Mu’te Savaşı Müslümanlarla Bizans ordusu arasında yapılan ilk savaş olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>Mekke’nin Fethi</p>
<p>Hz. Muhammed, 630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü.</p>
<p>Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler’in Hudeybiye Barış Antlaşması’nın maddelerini ihlal etmesiydi.</p>
<p>Mekkeliler Hz. Muhammed’e karşı koyamayacaklarını anlayınca, Müslümanlar önemli bir direnişle karşılaşmadan şehre girdi.</p>
<p>Hz. Muhammed Kabe’ye gelerek bütün putları kırdırdı.</p>
<p>Fetih’ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet’i kabul etti.</p>
<p>Huneyn Savaşı<br />
Mekke’nin fethinden sonra civardaki bazı putperest kabileler, başta Havazin Kabilesi olmak üzere Mekke’yi geri almak için 630 yılında Huneyn denilen yerde toplanmaya başlamışlardı.</p>
<p>Hz. Muhammed büyük bir ordu ile Huneyn Vadisi’ne yürüdü.</p>
<p>Yapılan savaşta İslam ordusu zafer kazandı.</p>
<p>Bu savaşta putperestlere Taif kenti yardım etmişti.</p>
<p>UYARI : Huneyn Savaşı ile Arap Yarımadası’ndaki son putperest tehlike önlendi.</p>
<p>Taif Seferi</p>
<p>Huneyn Savaşı’nda Taifliler’in putperestlere yardım etmesi üzerine, Hz. Muhammed 630 yılında Taif üzerine bir sefer düzenledi.</p>
<p>Müslümanlar Taif Kenti’ni kuşattılar, fakat surlarla çevrili kenti alamadılar.</p>
<p>Ertesi yıl Taifliler elçi göndererek İslamiyet’i kabul ettiler.</p>
<p>UYARI : Böylece, Hz. Muhammed döneminde Hicaz tamamen Müslümanlaştı.</p>
<p>Tebük Seferi</p>
<p>Bizans İmparatoru Heraklius’un Arabistan üzerine büyük bir sefer yapacağı haberinin alınması üzerine,</p>
<p>Hz. Muhammed 631 yılında 30.000 kişilik bir ordu ile Bizanslıları durdurmak için yola çıktı.</p>
<p>Tebük denilen yere gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı.</p>
<p>Tebük seferi sırasında, bölgedeki bir çok Arap kabilesi İslamiyet’i kabul ettiği için, sefer Müslümanlar açısından faydalı oldu.</p>
<p>UYARI : Tebük Seferi ile Gassaniler’in Müslüman olması ve Suriye fetihleri için ortam hazırlamıştır.</p>
<p>Veda Haccı ve Hz. Muhammed’in Son Yılları</p>
<p>Hz. Muhammed 632 tarihinde hac görevini yerine getirmek için 125 bin kişilik bir toplulukla Mekke’ye geldi.</p>
<p>peygamber Müslümanlar’a Kur’an’ın tamamlandığını bildirdi.</p>
<p>Hz. Muhammed’in bu haccına “Veda Haccı”, okuduğu hutbeye de “Veda Hutbesi” denir. Hutbede, Peygamber insanlara Allah’tan başka ilah olmadığını, kadınlara ve kölelere iyi muamele edilmesini, Cahiliye Devri’nden kalma kan davalarından vazgeçilmesini söyledi.</p>
<p>Hz Muhammed Medine’ye döndükten sonra hastalanarak 8 Haziran 632′de 63 yaşında vefat etti.</p>
<p>Arap Yarımadası’nda putperestliksona ermiş İslamiyet yayılmış, siyasal birlik sağlanmış, İslam Devleti’nin temelleri de atılmıştı.</p>
<p>Dört Halife Dönemi</p>
<p>Hz. Ebubekir Dönemi</p>
<p>Hz. Muhammed’in ölümü üzerine Hz. Ebubekir 632 yılında halife seçildi.</p>
<p>Bu arada Arabistan’da bazı kabileler dinden dönmüş,Yemen’de de yalacı peygamberler ortaya çıkmıştı.</p>
<p>Halid Bin Velid komutasındaki İslma ordusu Yemen’e gönderilerek yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı.</p>
<p>Başka bir İslam ordusu Irak ve Suriye üzerine gönderildi.</p>
<p>634 yılında yapılan Yermuk Savaşı ile Bizans orduları yenildi ve Suriye kapıları Müslümanlar’a açıldı.</p>
<p>Hz. Ebubekirdöndeminde Kur’an-ı Kerim’in ayetleri toplandı ve bir kitap haline getirildi.</p>
<p>Hz. Ebubekir 634 yılında hastalandı ve 63 yaşında vefat etti.</p>
<p>UYARI : Hz. Muhammed’in yaymış olduğu İslamiyet, Hz. Ebubekir döneminde iyice kökleşmiştir.</p>
<p>Hz. Ömer Dönemi</p>
<p>Hz. Ebubekir’in vefatı üzerine 634 yılında Hz. Ömer halife seçildi.</p>
<p>635 yılında yapılan Ecnadin Savaşı sonunda İslam orduları galip geldi ve Suriye Müslümanlar’ın denetimine girdi.</p>
<p>UYARI : Bu savaşla İran yolu Müslümanlar’a açıldı.</p>
<p>Suriye’nin yanı sıra Filistin ve Kudüs de denetim altına alındı.</p>
<p>UYARI : Suriye’nin denetim altına alınması ile birlikte İslam dünyası Anadolu ile komşu olmuştur.</p>
<p>632 yılında Amr İbn-ül As komutasındaki islam ordusu, Bizans’ın elinde bulunan Mısır’ı fethetti.</p>
<p>UYARI : Mısır’ın alınması ile İslamiyet ilk defa Kuzey Afrika’da yayılmaya başladı. Böylece, Bizans İmparatorluğu’nun Kuzey Afrika’daki egemenliği sarsıldı.</p>
<p>634 yılında Ebu Ubeyde komutasındaki İslam ordusu Köprü Savaşı’nda Sasanilere yenildi. Sa’d Bin Ebi Vakkas komutasında yeni bir ordu , 636 yılında Kadisiye Savaşı’nda Sasani ordusunu yendi ve bütün Irak’ı ele geçirdi.</p>
<p>UYARI : Bu dönemde, Suriye, Filistin ve Kudüs’ün Müslümanlar tarafından alınması ile Bizans’ın Orta Doğu’daki varlığı sona erdi.</p>
<p>Sasani ordusu, 642 yılında yapılan Nihavend Savaşı ile tekrar yenildi. Bu savaş ile Sasani Devleti sona erdi.</p>
<p>Hz. Ömer Dönemindeki Teşkilatlanma Çalışmaları</p>
<p>Hz. Ömer zamanında bir çok fetihler yapıldığı için devlette teşkilatlanmaya olan ihtiyaç arttı.</p>
<p>Teşkilatlanmada Sasani ve Bizans etkisi görülür.</p>
<p>Mali ve askeri özellik taşıyan ilk “divan örgütü” kuruldu.</p>
<p>Fethedilen yerler, ilk defa yönetim birimlerine ayrıldı.</p>
<p>Adli teşkilatlanmaya önem verildi.</p>
<p>İslam Devleti’nde ilk kadı bu dönemde atandı.</p>
<p>Hicri takvim düzenlendi.</p>
<p>Hz. Osman Dönemi</p>
<p>Hz. Ömer’in ölümü üzerine 644 tarihinde, Emevi soyundan Hz. Osman halife seçildi.</p>
<p>Abdullah Bin Sa’d komutasında İslam ordusu Tunus bölgesini aldı.</p>
<p>Suriye valisi Muaviye, 649 yılında Kıbrıs, Rodos ve Girit’i fethetti.</p>
<p>Azerbaycan’ın fethi tamamlandı.</p>
<p>Trablusgarp, Tunus, Horasan ve Harezm ele geçirildi.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim çoğaltıldı.</p>
<p>UYARI : Bu, Kur’an-ın değişmeden günümüze kadar gelmesini sağladı.</p>
<p>Hz. Osman Emevi kökenli olduğu için kendi sülalesinden olan kişileri devlet içinde önemli mevkilere getirdi.</p>
<p>UYARI : Bu durum İslam dünyasında ileride ortaya çıkacak ayrılıklar için zemin oluşturmuştur.</p>
<p>Hz. Osman, 656 yılında bir ayaklanma sırasında öldürüldü.</p>
<p>Hz. Ali Dönemi</p>
<p>Hz. Osman’ın ölümü üzerine Hz. Muhammed’in damadı ve amcası Ebu Talib’in oğlu olan Hz. Ali halife seçildi. Hz. Ali’nin halifeliği Emeviler sülalesinin hoşuna gitmedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bismilsohbet.com/islamin-tarihi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
